a R k e o l o g

1.5M ratings
277k ratings

See, that’s what the app is perfect for.

Sounds perfect Wahhhh, I don’t wanna
arkeolog
arkeolog

image

Ian Hodder'ın "Dolanıklılık: İnsan ile Şeyler Arasındaki İlişkilerin Arkeolojisi" adlı kitabından birkaç not:

Ingold, Deleuze ve Guattari üzerinden Hodder diyor ki "Sadece madde, enerji, ve bilgi akışı vardır". Böylece biz tekil organik kendilikler olarak var olduğumuz zaman, çeşitli fiziksel ve kimyasal özelliklere sahip maddeler (atomlar, enzimler, hücreler, DNA vb) bir araya gelir. Maddelerin bu bir süreliğine akışı, adına insan, hayvan veya bitki dediğimiz, daha sonra ölen, fiziksel-kimyasal-biyolojik maddenin diğer formlarına dönüşen organik bir kendilik oluşturur. O halde şeyler aslında maddenin dönüşüm prosesindeki aşamalardan ibarettir. Bu, enerji için de geçerlidir; şöminedeki ateş, daha sonra sönüp giden bir enerjinin yoğunlaşmasıdır. Sesten televizyon ekranındaki bir görüntüye, ekrandaki görüntüden (belki de kaleme alınarak) kelimelere dönüşen ve böylece akıp duran bilgi de farklı şekillere bürünür veya aynı kelime farklı bağlamlarda farklı anlamlara gelebilir.

(...)

Şey nedir? Şey kelimesini, günlük hayatımızı dolduran daha gündelik maddelerin yanı sıra, büyük bir çeşitlilik gösteren kendiliklere de -bulutlar, piyanolar, düşünceler, saatler, sesler, bedenler, moleküller, kurumlar, top oyunları- gönderme yaparak zaten kullanmıştım. Dolayısıyla "şey," bir yanıyla şaşırtıcı derecede genel bir terimdir. "Şey" kelimesinin günlük dilde sık sık kullandığımız bir hali de, bir şeyin adı o an aklımıza gelmediğinde ve bizim için sadece bir şey olarak var olduğunda, "o şey"dir. Ya da adını hatırlamadığımız bir şey için “zamazingo” ya da “her ne haltsa” deriz. Dolayısıyla burada tanımlanabilen ve kapsayıcı kendiliklerin çok temel görünümlerine odaklanıyoruz. Kelimeler, düşünceler, kurumlar, olaylar ve nesneler, en azından en kısa zamansal anlarda, ortak yanlara sahiptir ve belli bir biçimde tanımlanan kapsayıcı kendilikler olarak var olurlar. Maddenin, enerjinin ve bilginin sürekli akışı içinde mevcudiyet veya süredurum demetleri oluştururlar. Sadece mevcudiyete ve sürekliliğe bakarak şey olduklarını söyleyebiliriz.

Dolayısıyla şey, mevcudiyeti olan bir kendiliktir. Bununla, şey kısa süreli de olsa sürekliliği olan bir düzene sahiptir demek istiyorum…

(...)

Şimdiye kadar insanlardan ve şeylerden bahsettim; ama elbette insanlar da şeylerdir, değil mi?.. Şeyler madde, enerji ve bilginin sadece geçici bir demetiyse, o zaman insanların da sadece biyo-kimyasal proseslerin, kan, sinir ve hücre akışlarının -havayla, suyla, gıdayla ve benzerleriyle tamamen ilişkili ve bunlara bağımlı olacak biçimde- bir kendilikte geçici olarak buluşmuş demeti olduğunu söylemek mümkündür.

arkeolog

Şimdi Hodder'ın şey kavramını şu bağlamda düşünelim:

"Ben başıma gelen şeylerin toplamı değilim, ben olmayı seçtiğim şeyim”
- C. Gustav Jung

Uzun zamandır buradayım. Bu platformu diğerlerinden ayıran birçok nokta var. En başta instagram'daki gibi kişlik bozukluğuna sahip megaloman/teşhirci kullanıcılar yok denecek kadar az. Ya da burada kimse twitter'daki gibi ego tatmini için siyasi nefretini boşalmıyor. Çoğu şey kısa ve öz sanat, edebiyat, felsefe, şiir, bilim gibi insanın kendini gerçekleştirebileceği güzel alanlarda dönüyor. Ayrıştırıcı değil; birleştirici. Bireyselliği kaybetmeden.

Notlar

“Tanrı” kavramı bir paradigmadır (değerler dizisi). Bu kavram doğal olarak farklı dinlerde ve felsefi sistemlerde çok farklı bağlamlarda kabul edilir ve kullanılır. Dolayısıyla kendinizi deist, panteist, ateist vs. gibi kavramlarla nitelerken hangi tarihsel/kültürel bağlamdaki tanrı kavramını işaret ettiğinizi belirtmeniz gerekir… Söz gelimi Spinoza kavramları aşan bir filozoftu ve işte tam da bu nedenle o klasik anlamda tam olarak ateist, panteist, veya panenteist olarak nitelendirilemez…

Felsefe genel anlamda dört alandan oluşur. Ontoloji (varlık felsefesi), epistemoloji (bilgi felsefesi), etik, ve estetik. Ontoloji ve epistemoloji birlikte “metafizik” olarak da tanımlanır.

Estetik kelimesinin kökeni Eski Hellence “hissediyorum” anlamına gelen αἰσθάνομαι (aisthánomai) fiilidir.